9 Ekim 2007 | Yazan:
mrage

ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum
ağaclar sonbahara hazırlanıyor
bu ÅŸehir o eski Istanbul mudur
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşamüstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
YAZININ DEVAMINI GÖR >>
9 Ekim 2007 | Yazan:
mrage

Zindanda iki hece. Mehmed’im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adım,boynunda yafta…
        Halimi düşünüp yanma Mehmed’im!
        Kavuşmak mı?..Belki ..Daha ölmedim!
Avlu… Bir uzun yol… TuÄŸla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli…
         Git ve gel… Yüz adım…Bin yıllık konak
          Ne ayak dayanır buna ,ne tırnak!
YAZININ DEVAMINI GÖR >>
9 Ekim 2007 | Yazan:
mrage
Ne hasta bekler sabahı,
Ne kanlı şahidi mezar,
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediÄŸim kadar.
Geçti… istemem gelmeni,
YokluÄŸunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme artık neye yarar?..
NECİP FAZIL KISAKÜREK
ekleyen; mrage@
9 Ekim 2007 | Yazan:
mrage
Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;
İşte yakalandık, kelepçelendik!
Çıktınız umulmaz anda karşıma,
Başımın tokmağı indi başıma.
Suratımda her suç bir ayrı imza,
Benmişim kendime en büyük ceza!
Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme!
Acı, hapsettiğin sefil gölgeme!
Nur topu günlerin kanına girdim.
Kutsi emaneti yedim, bitirdim.
Doğmaz güneşlere bağlandı vade;
Dişlerinde, köpek nefsin, irade.
Günah, günah, hasad yerinde demet;
Merhamet, suçumdan aşkın merhamet!
Olur mu, dünyaya indirsem kepenk:
Gözyaşı döksem, Nuh tufanına denk?
Çıkamam, aynalar, aynalar zindan.
Bakamam, aynada, aynada vicdan;
Beni beklemeyin, o bir hevesti;
Gelemem, aynalar yolumu kesti.
NECİP FAZIL KISAKÜREK
ekleyen; mrage@
9 Ekim 2007 | Yazan:
mrage
Ben bu gurbete ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Gözlerim kapanıp daldığım zaman,
Yeniden yollara düzülmekteyim.
Son günüm yaklaştı görünesiye,
Kalmadı bir adım yol ileriye;
Yüzünü görmeden ölürsem diye,
Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim.
NECİP FAZIL KISAKÜREK
ekleyen; mrage@Â